.
 

Köşe Yazarları
  Yorum Yap     Arkadaşına Gönder     Yazdır
     
bahçeşehirşelalevillalarımehmetkabanaşçıoğluinşaatfatihkaradağhakanzataydınsayınleventöztürkçinecanerilhantanergöçmenzerparoladergisiyasinkartoğlu

ŞELALE’DE GİZLİ AJANDALAR

Bahçeşehir Şelale villaları 251 Ada 1 Parsel'de sivil direnişi ihanete uğratan, sermayeyle işbirliği yapan kirli odaklar kente ihaneti sürdürüyor.
Şelale Villaları 251 Ada 1 Parsel’deki ayıplı kentsel dönüşüm projesine karşı aylardır mücadele veriliyor.
Bahçeşehir’i toptan çürüğe çıkaran, haksız unsur ve gerekçelerle ambalajlanan, 3-5 villa maliki dışında kimseyi mutlu kılmayan imha hareketine razı gelmeyen kitleler, haftalardır esaslı, sağlam, güçlü direnişler sergiliyor.
Kent sevdalıları tarafından gönüllü, hak sahipleri tarafından mülkiyet görünümlü devam eden boyun eğmeme iradesinde yaşanan bazı süreçlerin üzerinde konuşulması gerekiyor.
Aksiyonun başından sonuna kadar hiçbir karşılık, çıkar, fayda beklemeksizin firesiz, kesintisiz destek sunduğumuz bazı şahısların, idealden, samimiyetten, özden ve özneden kopuş hallerini analiz etme ve işbirliğine uzanan kötü emellerin perde arkasını gözden geçirme görevi bizlere düşüyor.
NANKÖRLÜĞÜN BÖYLESİ
Hareketin öncüsü sayılan, yaşı 60’ı aşmış Fatih Karadağ isimli Gül blok yöneticisini 2022’nin Ekim ayında tanıdık.
20 yıla yakın zamandır Bahçeşehir sakiniymiş.
Maziden bu güne kendisine ne eylem alanlarında rastladık, ne kent savunmasında karşılaştık ne hak arama arenasında selamlaştık.
Bizim için sıfırdan bir karakter, sıfır bir bireydi.
251 Ada 1 Parsel’deki işgal düşüncesinden bahsetti.
Dayanışma, insan gücü, destek, fiili mevcudiyet, bilgi envanteri talep etti.
Sermayenin Bahçeşehir üzerindeki denemelerine alışık, haklılıkla yoğrulmuş kavgayla barışık insanlar olarak çağrıya duyarsız kalmadık.
Her birimiz, uzmanlık alanlarımızda sorumluluklar kuşandık, hedefe odaklandık.
Dokuz ayı geçen süre zarfında, aydın birikimimizi, ilişkilerimizi, vaktimizi, enerjimizi, muhalif tavra adadık.
Meğerse beyefendi potansiyelimizi, tecrübemizi, irademizi, alın terimizi kariyerine meze yapıyormuş.
Meğerse kentte adı sanı hiç bilinmeyen, karşı komşusu dahil selam vereni tekli haneleri geçmeyen Fatih Karadağ, mücadele önderi maskesi altında kişisel çıkar düzeneği örgütlüyormuş.
Nankörlüğün böylesi de varmış.
Mehmet Kaban ve inşaat baronlarına karşı savaşır gibi görünen aklı zirveler, emeğimizi sömürerek kendi menfaatlerini örüyormuş.
Şimdi, gerçeklerin masaya dökülme zamanı.
Şimdi, faturanın kesilme, bedelin ödenme anı.
NELER YAPILDI NELER
Fatih Karadağ, Bahçeşehir hakkında fikri olmayan, kentsel dönüşüm frekanslı inşaat projesi, emsaller, imar değerleri gibi tanımlamalarla yeni karşılaşan, iletişim etkileşim alanı dar, izole bir halde yaşarken, kent için çok önemli bir gündem başlığını elinde buldu.
Gönüllüler olarak konuyu tamamıyla sahiplendik.
Yıllarını verse de edinemeyeceği bilgileri, derleyip düzenleyip önüne serdik.
Başakşehir protokolünün iletişim bilgileri
Bahçeşehir sivil toplum kuruluşlarının iletişimleri
Siyasi partilerin kurumsal iletişimleri
Meslek odalarının iletişim listesi
Site yönetim başkanlarının telefonları
Medya irtibatları
Basın emekçilerinin şahsi telefonları
Ulusal televizyon kanallarının haber sorumluları
Çevreci dernekler
Yerel dinamikler
Aydınlar
Akademisyenler
İş insanları
İnşaat mühendisleri
Emlak Bankası Bahçeşehir proje müellifleri
İBB birimleri
Milletvekilleri
Bahçeşehir kurucu firmalarının bilgileri
Çevre Mühendisleri Odası
Makine Mühendisleri Odası
Şehir Plancıları Odası
Mimarlar Odası yöneticileri
Gönüllü avukatlar ve daha bir çok bilgi hazinesini beyefendinin kullanımına arz ettik.
Malum şahıs ne yaptı?
Her bir dosyayı, evrakı, donanımı bünyesinde topladı.
Biz kavramından soyutlandı, ben duygusuna kapıldı.
Çünkü, sermayeyle muhatap olmasının, masaya oturmasının, el sıkışmasının anahtarı çok şey bilen, karar veren, itibar yüklenen adam olmaktı.
Bir mesajıyla toplumu harekete geçirmeye aday öncü modele soyunmaktı.
Öyle de yaptı.
Önce Nurol tarafıyla, sonra Aşçıoğlu kanadıyla sessiz kapılar ardında fikriyat pazarladı.
Kimseye bir şey sormadı.
Çünkü, kimseye ihtiyacı kalmamıştı.
ŞİFRE ÇÖZÜLÜYOR
Aşçıoğlu şantiye araçlarını alana sokmama ısrarı, inşaat firmasına polis marifetiyle çözüm bulma dışında çare bırakmamıştı.
Geceyi sabaha bağlayan nöbetler Türkiye genelinde haber kanallarında yankılanmıştı.
Kepçeler geldiğinde ilk çağrılan bizdik.
Ailelerimizi uykuya emanet ettik, koşulsuz sualsiz meydana indik.
Bir de gördük ki, kameralara konuşan Fatih Karadağ, karşı tarafın avukatına hesap soran, polisle hak mücadelesine tutuşan, tomaların, panzerlerin önüne atılan biz.
Emeği, çileyi, riski göğüsleyen biz, akşam bültenlerinde demeç olan Fatih Karadağ.
Kolluk kuvvetine karşı direnişimizin önünü kesen, mücadele azmine set çeken, mevziyi gerileten Fatih Karadağ.
DİLEKÇE GÜZELLEMELERİ
Baştan beri üzerine basa basa söyledik.
251 Ada 1 Parsel’e dair hukuki mücadele Başakşehir Belediyesi’ne, Kaymakamlığa, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe vererek, Cimer’e şikayet bildirerek olmaz.
Bu tip girişimler savunulan davaya katkı sağlamaz.
Göz boyamaktır, hamle kaybıdır.
İşin temeli, yerinde, zamanında ve kıvamında oluşacak kararlarla doğru planlamaları buluşturarak, işin uzmanı avukatlarla davaları açmak, mevzuyu hukuk kanalına taşımaktır.
Fatih Karadağ, karşı tarafa tek bir dava dahi açmaya yanaşmadı.
Niyetlenenlere arka çıkmadı.
Açtırmadı.
Nurol firmasına leke sürecek, gölge düşürecek konular dile geldiğinde, firma çalışanı gibi davrandı.
Nurol’u karşısına alacak her tür düşünce ve eylemden özenle kaçındı.
İşin içinde iyi niyet deformasyonu vardı.
Anlaşılması zor tutumlar zinciri bununla da sınırlı kalmadı.
Şelale Villaları sürecini ayrıntılı şekilde haber yapan yerel medyaya komut vermeye başladı;
‘’Metinlerde Fatih Karadağ ismi geçmesin.’’
Ardından, Aşçıoğlu’nun savcılık şikayeti geldi.
Karadağ, iyice köşeye sindi.
‘’Ailem var, korkuyorum, çekiliyorum’’ dedi.
Ve ekledi;
‘’Aşçıoğlu benimle görüşmek için bir iki kez elçi gönderdi.
Kaç para istediğim soruldu. Teklifi ahlaki bulmadığımı söyledim.’’
Peşinden bilindik manevralar geldi;
‘’İstanbul’u terk ediyorum.
Artık mücadelenin önünde yer alamayacağım.
Geri planda kalacağım.
Belki de dönmem, evi çocuklara bırakırım.’’
Fatih Karadağ, kendi çizip oynadığı sahnenin satır aralarını doldurmaya başladı.
Yaz sezonu boyunca tatilini yaptı.
Eylemle, direnişle, mücadeleyle teması kalmadı.
Bundan sonra nasıl bir yol izleneceğini soranlara, 10 kişilik sipariş listesi yolladı.
‘’Bu arkadaşları uygun gördüm. Onlarla devam edin’’ dedi.
İnsanlarla dalga geçiyordu.
İşin arkası doluydu.
Şifreler çözülmüştü, sıfatlar sırıtıyordu.
ÇİRKİNLEŞME MEVSİMİ
Fatih Karadağ sayfiye, deniz ortamından geri döndü.
Artık yokum demesine rağmen, Komşu İnisiyatifi whatsapp gruplarının yönetimini elinde tutuyordu.
Kendisini eleştirenleri mecradan çıkarıyor, engelliyor, cevap yazma hakkını elinden alıyor, sonra boş kalan meydanda olmadık hakaretler savuruyordu.
Basın bültenlerini hazırlayan, pankartları yaptıran, logo tasarımını ortaya çıkaran, dövizleri oluşturan, ses sistemi tedarikini sağlayan, sunucu ayarlayan, üstelik bunların finansını kendi cebinden karşılayan insanlara ‘’Tetikçi gazeteci kılıklı şahıslar’’ yakıştırması yaptı.
Kendisinden para talep etmekle suçladı.
Mesleki kariyeri uluslararası alanda kabul gören yüksek inşaat mühendisi abilerimizi Truva atı olmakla, kavgacılıkla, ortamı bozmakla yargıladı.
Kendisi gibi düşünmeyen herkese kötü sözler yağdırdı.
Suçluluğunu gizlemeye çalışırken berbat bir video içeriği paylaştı.
‘’Mücadeleyi kaybettik öyle görünüyor.’’
YOL TÜKENDİ
Fatih Karadağ, ruhundaki zehri pervasızca dış ortama akıtırken, içine düştüğü darboğazın çözümsüzlüğünde çıkış yolu ararken, kirli lugatının seyir defterine CHP’yi, yeni ilçe başkanı Beyzade Kayabaşı’nı ve basın emekçilerini ekledi.
Burada 251 Ada 1 Parsel dışında konu paylaşılmayacak diye bağıra çağıra dillendirdiği Komşu İnisiyatifi whatsapp grubundan İyi Parti’ye destek mesajı verdi.
Başakşehir Belediye Başkan adaylığı yoluna çıkan Atakan Tevfik Şakar’a başarılar diledi.
Karadağ’ın keyfi hallerini eleştiren dostlarımıza esti kükredi.
Küfürden beslenen ifade geleneğini, edep ahlak sınırlarını zorlayan niteliksiz cümle yapılarıyla pekiştirdi.
Gecenin sonunda vitrine CHP’yi, Beyzade Kayabaşı’nı, Aydın Sayın ve Hakan Zat’ı çıkardı.
Dedi ki;
‘’Beyzade Kayabaşı, Mehmet Kaban’ı CHP Bahçeşehir 1.Kısım Mahallesi delege listelerine yazdı. Kaban’la yakınlaştı.
Kaban’la ilişki, iletişim koridoru yarattı.’’
Beyzade Kayabaşı, Aydın Sayın, Hakan Zat’ın bir söyleşi ortamında çektirdiği fotoğrafı yayınladı.
Küçük vizyon çeperine göre, CHP’yi, Kayabaşı’nı, basın emekçilerini Kaban’a destek vermekle, Kaban’dan çıkar elde etmekle suçlayacak, itibarsızlaştıracaktı.
Bizlere, ‘Organize Şebeke’ iddiasında bulunacak, gelmesi muhtemel tepkilerin ardından, ‘kavga ortamına sağlığım dayanmıyor’ diyerek ortamdan sıvışacaktı.
Planı tutmadı.
Çünkü;
Kongre öncesi basın mensubu görevini icra ederken, röportaj performansı gerçekleştirdiğimiz, o dönemde CHP Başakşehir İlçe Başkan Adayı olan Beyzade Kayabaşı ile sohbetimizin ilk başlığı Mehmet Kaban’dı.
Kendisini sert şekilde eleştirdik ve yaptığının yanlış olduğunu söyledik.
Sayın Kayabaşı, olgunluk göstererek, samimiyetle özeleştiri vererek, Kaban’ı delege yazmasının hata olduğunu kabul etti.
Yaklaşımı son derece nazik, medeniydi.
Fatih Karadağ, küflü mantık ağını öne sürerek kişiliğimize, şerefimize, haysiyetimize leke sürmeyi denedi.
Sarf ettiği sözlerin altında kalacağını bilemedi.
Herkesi susturduğunu, herkesi yönettiğini sandığı süreçler, boyunu çok aşan, ağır ton taşıyan, tehlikeli sözlerdi.
Ve karşılıksız bırakılmaması gerekirdi.
MEYDAN OKUYORUZ
Fatih Karadağ;
Arkadaşlarımız hakkında sergilediğiniz basit, vasat, aşağılık sözleri bütünüyle tarafınıza iade ediyoruz.
Saf, ön yargısız, dürüst duygularla orada bulunan, mücadeleye enerji sunan insanları kandırmanın, oyalamanın, duygularıyla oynamanın günahını kibirinize havale ediyoruz.
251/1 için dava açmaya niyetlenen komşularımızı;
‘’Aşçıoğlu’nun yüklü tazminat yaptırımlarına muhatap kalırsınız’’ sözleriyle pasifize etmenin ayıbını sicil dosyanıza işliyoruz.
Kaybeden taraf mücadele neferleri değil, Fatih Karadağ’dır.
Saç telinden damarlarına kadar vicdanını sızlatacak işlere bulaşmış, hayatının en puslu tutumlarına girerek geçmişini geleceğini tartışmaya açmıştır.
Zamanı geldiğince hesap sorulacak, gerçekler aydınlığa kavuşacaktır.
Fatih Karadağ imzalı her suistimal, detaylarıyla kamuoyuyla paylaşılacak, toplum nezdinde ifşa olacaktır.
Grupta bulunan 100’e yakın aile dostumuzun, yakın arkadaşımızın önünde, bizleri küçük düşürmeye çalışan, ayyaş, ajan, tetikçi, Truva nitelemeleriyle şerefimizi teraziye çıkaran Fatih Karadağ, tarih sayfalarına siyah kalemlerle yazılacaktır.
Sürecin kalan tarafı temiz adımlarla ve temiz adamlarla mücadele bulacaktır.
Saygılarımızla
Bahçeşehir Gönüllüleri
Kent Sevdalıları
Bahçeşehir Direniş
İletişim Komisyonu adına;
-Aydın Sayın
-Hakan Zat
-Levent Öztürkçine
-Caner İlhan
-Taner Göçmen
 
Yorumlar
Yorum Yap






Bu habere henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap'a tıklayarak ilk yorumu sen yapabilirsin.









 
 
 
KÖŞE YAZARLARI
İbrahim Dinç
Bizlik Haller
Erol Turan
Fenerbahçe Kongresi
Esat Korkmaz
Anneler
Ebru Öztürk
Türk Dil Bayramı
Şirvan Yücel
Merak Dedikleri
Hakan Zat
Başakşehir
POPÜLER HABERLER
SOĞUK HAVALARA ...
TECRİT İNSANLIK...
ŞELALE’DE GİZLİ...
DEVRİMCİ BOYUN ...
(Miracın Kutlu ...
EPİLEPSİ FARKIN...
KENT ASALAKLARI
TÜRK DİLİNE AÇI...
VARLIK OLMAK Hİ...
Tümü
SON HABERLER
FENERBAHÇE KONG...
TÜRK DİL BAYRAM...
ANNELER
START-UP OLARAK...
Tümü
Haber bilgisinin gönderileceği e-posta adresini giriniz.
 
  Gönder  
 
  İptal  
 
 
rss facebook  Twitter

Gündem | E - Gazete | Köşe Yazarları | Vip Röportaj | Referanslar | Bize Ulaşın
ANASAYFA | FOTO GALERİ | VİDEOLAR | ANKETLER | KÜNYE | SİTENE EKLE | İLETİŞİM


Pikare 2024
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin
   
Valid CSS! Valid XHTML 1.0 Transitional