Yazdır  
TİP HESAP SORDU
Türkiye İşçi Partisi Esenyurt ilçe örgütü, toplumsal şiddet, güvensizlik ve geleceksizlik politikalarına karşı tepkisini haykırdı.
Türkiye İşçi Partisi Esenyurt ilçe örgütü, Akp mafya düzeninden hesap sordu.
Esenyurt Tabela meydanında düzenlenen basın açıklaması programında sergilenen pankart ve dövizler siyasi iktidarın halkın can güvenliğine bakış açısını ortaya koydu.
Beyza Samancı tarafından okunan metinden satır başlarını aktarıyoruz;
ŞİDDET EKSİLMİYOR
Bu açıklamayı; tüm meydanlarına kalekol kurulmuş, her caddesinde polis noktası olan ama yine de ne sokağında ne caddesinde şiddetin eksik olmadığı, halkımızın güvende hissetmediği Esenyurt’tan okuyoruz!
21 yıllık AKP iktidarı: kendini korumak için toplumu kültürel dejenerasyona uğratmayı, gericileştirmeyi ve bu gerici iktidarını koruyacak çeteleri palazlandırmayı görev biliyor.
Bir yandan yandaş şirketler doğayı talan ederken, iktidar maden çalışmalarını halktan korumak için yüzlerce jandarma ve zırhlı aracı seferber ederken: halkın güvenliğini tehdit eden uyuşturucu tacirlerini, fuhuşa aracılık edenleri, şantajcıları, haraç çetelerini torba af yasalarıyla sokağa salıp suça teşvik ediyor.
Çok değil bir hafta önce iktidarın küçük ortağı Bahçeli ülkenin en büyük mafya baronunu makamında ağırlayarak memleketin içine düştüğü içler acısı durumu gözler önüne seriyor.
ESENYURT GÜVENSİZ
İlçemiz Esenyurt, 15 günlük zaman diliminde üç farklı şiddet olayıyla ülke gündemine oturdu.
Sokakları bu kadar güvensiz hale getiren nedir?
Devletin üst kademelerine getirilen ve mafya ile derin bağlantıları olan yetkililer Esenyurt’ta bulunan çete liderleri, baronlarla gizli kapaklı iş ortaklıkları yapıyor.
Şiddet ve uyuşturucuya alan açılıyor.
Mafya büyüyor, zenginleşiyor.
KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKDİR
Esenyurt sokaklarında erkek şiddeti meşrulaştırildi, normalleştirildi.
22 temmuz günü sabah saatlerinde Piri Reis Mahallesi’nde bir erkek, tartıştığı kadını döverek bayıltıp minibüse bindirdi.
Tepki veren vatandaşlara “yarın da sizin için geleceğim” diyerek küfürler savurdu.
Tehdit yağdırdı.
Yakalandı.
Şiddete uğrayan kadının şikayetçi olamaması, toplumsal olarak adalete güvensizligin göstergesidir.
Şüphelinin serbest kalması yarınlara korku salacak bir örnektir.
Kadının sırtından sopayı eksik etmeyeceksin diyen iktidar sahipleri, can güvenliğinin garantisi olan İstanbul Sözleşmesi'ni kaldıranlar ve kız çocuklarının tarikat yuvalarında çocuk yaşta evlendirilmesine göz yumanlar kadına yönelik şiddeti meşrulaştırma operasyonlarının failleridir.
Kadın cinayetleri politikdir.
DEVLET NEREDE
29 temmuz gecesi Güzelyurt Mahallesi'nde yaşanan tekel bayi katliamında iki kişi can vermiştir.
Toplumda büyük infial yaşanmıştır.
Bu durum bize ; ülkenin kendi adaletini şiddetle çözmeye çalışanlar ile dolduğunu göstermiştir. Daha once suç kaydı olan şahısların lüks araçla iş yerine gelene kadar bir tane kontrol dahi noktasında uygulamaya tabi tutulmamış olmaları , var olan güvenlik zaafiyetinin ve pervasızlığın geldiği noktayı gayet iyi göstermiştir.
Göstermelik polis orduları ile operasyonlar düzenleyip helikopterler, dronlar uçurarak yandaş basın yayın organları aracılığıyla suçla mücadele edildiği izlenimi verilmeye çalışılması nafiledir.
PEŞİNİZİ BIRAKMAYACAĞIZ
Buradan iktidara seslenerek tekrar söylüyoruz: halkın yaşam alanlarında yaşanan kadına şiddeti engellemek, toplumda infial yaratan silahlı saldırıları önlemek halkın can güvenliğini sağlamak devletin ve devletin tüm koltuklarını işgal eden siz iktidarın görevidir.
Görevde kayıtsız kalmak, görmezden gelmek suçtur!!
Siz bu suçları işlemeye devam ettiğiniz sürece, kayıtsız kaldığınız hergün ellerimiz yakanızda olacak ve peşinizi asla bırakmayacağız.