26 Mart mor renge ait.
Bugün günlerden MOR.
Diğer bir adıyla epilepsi farkındalık günü! Epilepsi Farkındalık Günü nedir?
Dünya Epilepsi Günü ile arasındaki fark nedir? Neden mor gün?
Dünya Epilepsi Günü, nörologlar tarafından karar verilen ve Şubat ayının 2. Pazartesi olarak kabul edilen gün.
Mor Gün ise, 2008 yılında Kanada’da 10 yaşında Cassidy Megan tarafından hayata geçirilmiş bir duygu ifadesi.
Epilepsi hastalığının diğer hastalıklardan farklı olmadığını haykıran, yalnızlığı anlatan lavanta morunun hikayesi.
YALNIZLIK ÖMÜR BOYU
Epilepsi hastalarının çoğu kendisini yalnız hisseder!
Yalnız kalmak ister.
Kişinin kendisini kenara çekmesi, mantıklı düşünme, karar verme reflekslerini olumsuz etkiler.
Kafayı dinlemek için yapılan terapiler bir yana, iradesiyle yalnızlaşan epilepsi hastası yeni sıkıntıları yaşamına ekler.
Teklik hali toplumsal ilişkilerden soyutlanmaya sebebiyet verir.
Yaşadıklarını paylaşacak insan bulamaz.
O istemediği müddetçe kimse onu dinleyip anlayamaz.
Problem büyür.
Çare diye seçilen yalnızlık içini çürütür.
DIŞLANMA KORKUSU
Toplumdan, insanlardan dışlanma korkusu, taşınan yükün ağırlığını artırır.
Çünkü, üzüntüler paylaştıkça azalır.
Toplumdan izole olan epilepsi hastası, kırılma noktasına doğru hızla yol alır.
Kırılma noktası nedir?
İntihar.
Yalnızlık, damgalanma hissi, stigma ile iki farklı düşünce gelişir.
Anlarlarsa, ailem zor durumda kalır psikolojisi ve toplumdan dışlanma endişesi.
Kişi, doğrudan iletişimden kaçınmaya başlar.
Sosyal medya paylaşımlarında bile cesaretsizlik yaşar.
Yalnızlık anksiyete bozukluğunu çağırır.
Her konuşulandan bir anlam çıkarır.
Sürekli farklı yorumlara yol alır.
Beyin faaliyette, kafa sürekli nöbette kalır.
TEDAVİ KAÇINILMAZ
Epilepsi hastası artık aşırı endişeli bir insan haline dönüşmüştür.
Yalnızlıkla meşguldür.
Depresyonun kapısı çalınmıştır.
Psikiyatriye gitmemekte direnmek en büyük hatadır.
Geç kalınırsa, intihar evresi devreye girer.
Bu nedenle depresyon noktası; artık kırmızı çizgidir!
Depresyona giren kişilerde, güçsüzlük, uykusuzluk, duygu bozuklukları gibi süreçler ortaya çıkar.
Tabi bunlar korkuyu da yanına alır!
Korku ile depresyonun bileşkesi en tehlikeli noktadır. Zamanında tedavi hayat kurtarır.
İNTİHAR ORANLARI
Üzülerek belirtmek gerekir ki, Türkiye'deki epilepsi hastaları, intihar vakalarında dünyada ve ülkemizde ilk sıradadır.
Ancak, Gorki, Dostoyovski, Napolyon Bonaparte, Elton John, Jul Sezar, Van Gogh gibi tarihe iz bırakmış insanların epilepsi ile olan ilişkileri bize farklı dersler anlatır.
O zaman ne yapmalıyız?
Mor Gün penceresinden hayata nasıl olumlu bakarız?
Epilepsi hastası olduğumu öğrendiğimde önce çok üzüldüm.
Sonra kabullendim.
Ailemle paylaştım.
Toplumla bağımı koparmadım.
Yalnızlaşmadım.
Yakın hissettiklerime durumu anlattım.
Yüküm azaldı.
Psikolojik olarak rahatladım.
Şimdi çok daha iyi hissediyorum.
NÖBETLER AZALIRKEN
Biliyorum ki;
Nöbetlerin çoğu üzüntü, sevinç, korku, uykusuzluk gibi nedenlerle geliyor!
Moralim yükseldikçe ataklar azalıyor.
İlaç kullanma oranları düşüyor.
İlaçlar azaldıkça negatif yan etkiler zayıflıyor.
Yan etki azaldıkça, iş hayatına daha aktif katılabiliyorum.
Sosyal yaşama vakit ayırıyorum.
Sosyal sorumluluklar üstleniyorum.
Bakış açım değişiyor.
Taleplerim, hayallerim, beklentilerim artıyor.
BERABER DÜŞÜNECEĞİZ
Şimdi 'Mor Gün' de beraber düşüneceğiz.
Problemin çözümü için yüzde 50 tıp bilimi etkiliyse, diğer yüzde 50'lik bölümü kişinin kendine güveni, güçlü hissetmesi, pozitif düşünce yetisi oluşturuyor.
İyileşmek istiyorsan, olayın yarısı sende bitiyor.
Mor renk, sağlıklı karar vermek, dinlenmek, yeni şeyler üretmek, sorunların üstesinden gelmek için önemli bir enerji.
Seçim sizin.
Yürüdüğümüz olumlu yolda beraber adım atmaya var mısın?
Cassidy Megan’ın dediği gibi, epilepsililerin hiç kimseden, hiçbir farkı yok!
Önce bunu kendin benimse!
O zaman, başını çevirdiğin zaman, yalnız olmadığını göreceksin!
Bugün sağlıklı herkes, yarın epilepsi adayı.
O nedenle hayata her zaman mor gözle bakmalıyız.
26 Mart farkındalık günümüz.
Gülsün yüzümüz.
Ebru ÖZTÜRK
Epilepsi ve Yaşam Derneği Başkanı
Köşe Yazarı